google.com, pub-3163838852151076, DIRECT, f08c47fec0942fa0
 
  • Yitik

YAMANTÜRK VE METİN TOKDEMİR


Kitap okuyucularının enteresan alışkanlıkları vardır. Belki de bu alışkanlıklar sadece bende vardır bilemiyorum. Bu durumdan emin değilim.


Ben anlatayım siz karar verin.


Mesela ben gözden çıkarmadığım, kitaplığımda bir eşi daha olmayan bir kitabı asla emanet vermem. Bunun yanı sıra bana emanet verilen kitapları da asla iade etmem. Ama bunu kitabı alırken açık yüreklilikle söylerim. Genelde arkadaşlarım şaka yaptığımı düşünürler ama birkaç hafta sonra acı gerçekle yüzleşirler.


Arkadaş ziyaretlerinde mümkünse mutlaka kitap araklarım. Tanıyan arkadaşlarım genelde kötü bir sürprizle karşılaşmamak için ziyaretlerine gittiğimde bana payımı ayırırlar.


Bir diğer enteresan alışkanlığım ise toplu taşıma araçlarında, parkta falan kitap okuyan ya da elinde kitap taşıyan birini gördüğümde içimde karşı konulmaz bir şekilde kitabın adını öğrenme arzusunun oluşması. Bunu dizginleyemiyorum. Bazen okumak için şekilde şekile girerken, okumanın imkansız olduğu durumlarda direkt soruyorum. Şu ana kadar olumsuz bir tepki aldığımı söyleyemem.


Kitaplığım oldukça dağınıktır. Periyodik aralıklarla düzenlerim. Ama o düzenleme de ruh halime göre değişir. Bazen ebatlarına göre, bazen konularına göre, bazen de yayınevlerine göre tanzim ederim.


Birden fazla kitabı bir arada okurum. Genelde ikinci kitap daha kısa hikayeler yahut şiir kitabı olur. İlk kitabı okumakta zorlandığımda ikincisiyle devam ederim. Kulağa saçma geldiğini biliyorum ama denemenizi öneririm.


Ve bu gördüğünüz mühür kitaplığımdaki her kitapta bulunur.


YamanTürk'ün hikayesine gelince...


Allah gani gani rahmet etsin bu mahlası bana Metin TOKDEMİR başkanım vermişti. Hitabeti gibi kalemi de çok güçlüydü. Haftada bir yayınlanan Yeni Düşünce gazetesinde yazardı. Ben de çoğunlukla o haftaki yazısıyla ilgili kendisine mutlaka bir mektup gönderirdim. Bunu görev edinmemiştim ama kafama takılacak bir şeyler hep olurdu.


Metin başkanım bazen telefonla arar izah eder, bazen bizzat mektup yazar, bazen de köşesinden diğer okuyucu mektuplarıyla birlikte cevaplardı. Ama bana asla ismimle hitap etmez hep YamanTürk derdi. Ben hiç sormadım, o da hiç söylemedi.


Şiir, deneme, mektuplar ve hatta çıkan kitaplarımda da "Yitik Sevdalar" imzasını kullansam da, güncel konulara dair yazdığım yazıları hep YamanTürk mahlasıyla imzaladım.


Ve Allah izin verirse YamanTürk mahlasıyla çıkacak bir kitabın hazırlıklarını da sürdürüyorum.


Bu vesile ile vefa abidesi Metin TOKDEMİR başkanımı, ağabeyimi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyorum.


Aziz ruhu şad olsun.


Not: Biliyorum, "YamanTürk" böyle yazılmaz ama Türk'ü küçük harfle başlayarak yazmaya gönlüm el vermez.

91 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

SÖZ OLSUN