SENSİZ ZAMAN GÜNCESİ - III
-Hüzzam bir sevdanın ardından-

Saatlerce uyuyup uykusuz uyandığım bir güne daha merhaba diyorum sessizce. Hangisi daha kötü bilmiyorum.

Uyuyup uykusuz uyanmak mı?

Yoksa uykuları uyutmak mı?

Bildiğim tek şey sensizliğe çare değil her ikisi de. Uykular unutturmuyor ki..

Oysa derler ki; “uyku yarı ölmektir…”

Ama bilmezler ki; “unutmak tükenmektir…”

Güneşin doğmaya niyeti yok bu sabah. Gökyüzünde kurşunî bir efkar balyası. Ha çöktü, ha çöküverecek üzerimize..

Yağmur damlacıkları çarpıyor odamın camlarına. Zirvede tutunamayan dağcılar gibi usul usul yuvarlanıyorlar aşağı…

Havadaki bu ağırlık ruhumu demirden bir kafese hapsediyor sanki. Canım cendereye giriyor. Ama yine de seviyorum yağmuru.

Bu şehri kirletenleri ve bu şehrin kirlettiklerini yıkıyor, aklıyor, paklıyor..

Ve ruhumun aynasından süzülüyor sözcükler:

“Bu sabah
 Yağmur yağıyor İstanbul’ a
 Gönlüme hüzün
 Islatıyor şehrin tüm sokaklarını
 Ve ıssız kaldırım taşlarını
 Benimse yüreğimdeki yetim
 Çoktan çatmış kaşlarını
 Yüreğime akıtıyor
 Ilık gözyaşlarını…”

Bu İstanbul var ya.. Şair eder insanı..

Biliyor musun?  Yağmurlu havalarda daha çok koyuyor yokluğun. Ve yağmurlu havalarda daha çok özlüyorum sanki seni. Düşen her yağmur damlası yeni bir taşkına neden oluyor. Bildiğim yağmurla büyür goncalar. Ama gönlümdeki goncalar soluyor.

Çünkü sen yoksun..

Adını hasret koydum, geleceğin yok senin…

Olsun be yâr..

Özlemekte güzel..

Akan zaman mı, duran ben miyim bilmiyorum. Belki de ben seni değil, seni sevmeyi seviyorum.

“Bulanlar, yalnızca arayanlardır” diyor Mevlâna. İşte bir damla daha.. Ve işte bir taşkın:

“Ateşe dönen
  Pervane gibiyim
  Yokluğunda deliyim,
  Divane gibiyim
  Gönül yurdum harap olmuş
  Virane gibiyim
  Söyle ey yâr
  Gitmediğim yer
  Sormadığım er mi var?
  Söyle
  Seni daha nerden sorayım ?
  Söyle
  Daha nerelere varayım?
  Bırak beni yâr
  Hasretini türkülerle karayım
  Bırak beni yâr
  Yaralarımı  kendim sarayım
  Bırak beni yâr
  Bırak ki;
  Ben Mevlâma varayım…
  Bil ki;
  Bu garibin gönlü
  Ancak böyle geçer kâra
  Çünkü;
  Yol odur ki Hakka vara..”

Düş gezginlerinin başkenti İstanbul. Bu sabah sokaklarında ayak izleri var.. Benimse yüreğimde yürek izleri…

Ama bil ki;  “KOLAY BIRAKILAN İZLER, ÇABUK SİLİNİRLER….”