|
"Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır"
diye ne güzel söylemiş Mevlana.. Kusursuz kul olur mu hiç? Zaten
doğru olan kusursuz dost arayarak bir ömrü tüketmek yerine,
dostlarınızı, arkadaşlarınızı kusurlarıyla kabul edebilmek değil
midir?
Dostlar ve dostluklar samimi oldukları
derecede güzeldirler. Dünyaya madde penceresinden bakanların
dostlukları da, menfaatleri nispetinde büyük ya da küçüktür. Yani
ne kadar çıkar, ne kadar fayda, o kadar dostluk, o kadar
arkadaşlık... Yaratılış gayesinden bihaber yaşayan, nefsani
arzularının esiri olmuş; "Esfele Safilin" çukurlarına yuvarlanmış,
insan taslaklarının dostluklarından ne beklenir ki? Bir parça kemiğe
sahibini satan köpek misali, üç kuruşa şerefini pazara çıkanların,
küçük menfaatler karşılığı dostlarını da satabilecekleri su götürmez
bir gerçektir..
İlişkilerinizde hayal kırıklığı yaşamak
istemiyorsanız, şu formülü hafızanıza nakşetmelisiniz. "Dostlarınıza
onların Allah' a (c.c) olan yakınlıkları kadar yakın" olunuz. Ne bir
eksik ne bir fazla.
Dostluklarınızı, dünyevi ilişkilerle
sınırlandırmanız, size kısırdöngüden başka hiçbirşey
getirmeyecektir. Bu da ömrünüzü basit menfaatler etrafında dolap
beygiri gibi dolaşarak geçirmeniz demektir.
Oysa bir kulun en büyük borcu, verilen ömrü en
güzel şekilde değerlendirmek, bir saniyesini bile beyhude
geçirmemektir. Altı yüz sene "ilây-ı kelimetullah" ı yedi iklim dört
köşeye yaymak için savaşmış; üç kıta yedi denizde at oynatmış Osman
Gazi'lerin, Yavuz Selim'lerin torunu Türk gencinin değil bir ömür,
boşa geçirecek bir anı bile olmamalıdır.
Kötü dostlar edinerek zamanınızı onların
çalmalarına izin vermeyiniz. Bilakis inandığınız gibi yaşayabilmek
noktasında size destek verebilecek, güç verebilecek dostlar bulup
hayatınızın anlamının idrakine nail olabilmek için dostluklar
kurmaya gayret ediniz.
"İnsanın yalnız başına mutlu olması
utanç vericidir" der bir düşünür. Efendimizin (sav)' de
buyurdukları gibi "bir binanın kerpiçleri gibi omuz omuza"
verdiğimiz gün hiçbir kuvvet bizi durduramayacaktır.
Yeter ki, Peygamber (sav) buyruğuna kulak
verip "uykuda olan fitneyi uyandırmayınız." Ve nifak
tohumlarını sevgi bağından uzak tutunuz.
Unutmayınız ki;
"Fitne, fesat Bizans' ın surları ise, kardeşlik Fatih' in
toplarıdır..." |